Ana içeriğe atla

TARIMDA HÜKÜMETLERİN SEYİR DEFTERİ

TARIM BİTMİŞ "OKEY"E DÖNÜYOR!
SİZ "MAZOT" DİYORSUNUZ!
"Üretici" Arkadaş, diyorsun ki: " Tutturmuşsunuz akaryakıt fiyatı yüksek" diye...(1)  Ne diyelim? Belki de "tutturmamak" lazım!
Ülkemizin tarım politikaları uluslararası kuruluşlarca belirlenir. Bunlar: Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Uluslararası Para Fonu (İMF), Dünya Banlası (DB), Avrupa Birliği (AB), Amerika Birleşik evletleri (ABD) vs'dir.
Bu kuruluşlar bizim gibi ülkelere uygulanacak tarım politikalarını dayatırken; ülkemizin  küçük ve orta ölçekli tarım üreticilerini yok edecek önlemleri öncelliyorlar.
1 örnek: 1999 - 2002 yılları arasında DB ve AB önerisiyle tarımda yıllık 3 Milyar dolar "tasarruf" (kısılan destek miktarı) yapıldı. Daha sonra DB raporlarında şu ortaya çıktı: Türkiye'de tarıma verilmeyen 3 Milyar Dolar karşılığında tarımdaki kayıp 6  Milyar dolar  oldu.
2. Örnek Amerikadan... ABD 1 kg pamuğa fiyatının %45'i kadar destek verirken ek olarak da İhracat kredilerinin %46'sını tarımı desteklemekte kullanılmaktadır.
3. Gerçek: 1980 5 Ocak kararlarıyla Süleyman Demirel hükümeti İMF'ye; başta Hububat olmak üzere; Tütün, Pamuk ve Şeker Pancarında desteklerin azaltılarak zaman içinde tamamen kaldırılacağını taahhüt etti. Dikkat edilirse bu ürünler stratejik ürünlerdir.
4. Gerçek: Askeri Cunta'nın Ulusu Hükümeti 1982 yılında "Tarımsal Desteklerin sınırlandırılması" yönetmeliğini yayınlayarak; "tarıma ilgi"sini esirgemedi.
5. Gerçek: 5 Ocak kararlarının hazırlayıcısı olan Turgut Özal'dır. Özal Hükümeti 1984 yılında bir kararname çıkararak sigara ithalatına izni vermiş, 1986’da da tütünde tekeli kaldırmıştı. Böylelikle yerli ve yabancı yatırımcıya tütün üretiminin de kapısını aralamıştı.
6. Gerçek: 4 Nisan kararlarıyla Çiller Hükümeti İMF ve DB'sına kredi karşılığında: Ülkemizde tarım ürünü artışına gidilmeyeceği ve yeni tarım alanı açılmayacağı TAAHHÜDünde bulunmuştur. 1984 yılında ülke çiftçisinin dolar bazında gelir kaybı %45 olmuştur.
7. Gerçek: 2001 krizinden sonra  2001 yılı Mart ayında göreve başlayan Kemal Derviş, 17 aylık görev süresi içinde çıkarttığı yasalardan biri de; Şeker pancar ülkesinde Yapay tadlancırıcıların önünü açıp, ŞEKER PANCARINA KOTA KOYAN yasadır.
8. Gerçek: 2000 yılında hayvancılığın temel dayanağı olan Et-Balık Kurumu (EBK) özellştirildi. Çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu'da bulunan 35 kombinadan 28'i kapandı ya da özelleşti.
9. Gerçek: İşgal altındaki Irak'ta silahların gölgesinde çıkartılan ve ülkedeki tohum varlığını üreticilerin elinden alan TOHUM YASASInın bir benzeri 8 Kasım 2006 tarihinde - TOHUMCULUK KANUNU (Kanun No. 5553 Kabul Tarihi : 31/10/2006) olarak TBMM'de çıkartılarak üreticileri elindeki değerli tohum ve bitkisel üretim materyallerinin yok edilmesinin önü açıldı.
10. Gerçek: Destekleme alımları ve TABAN FİYAT uygulamasından vazgeçerek üreticiyi açgözlü tüccara teslim eden HÜKÜMET VE TARIM BAKANLIĞI uygulamaları devam ediyor.
11. Gerçek: Ülkemiz tarımın anavatanı iken yine " Hükümetimiz" ve "Tarım Bakanlığımız" Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO)'lu Soya, Mısır, Pirinç vd. ürünlerine gümrük kapılarını açtı. Ülkemiz üzerinde barındırdığı çeşitli bitki tür ve varyasyonlarıyla "kıta zenginliği" gösterirken  bu zenginliği biyolojik olarak kirletecek ve yokedecek GDO'lu ürün trafiğine açıldı.
Bu makalenin sınırlarını aşan pek çok KARAR ve ÖNLEMLERle ülke tarımı; "Hükümetlerimiz" eliyle   Uluslararası GDO'lu gıda, tohum, zirai ilaç tekelleri yararı gözetilerek çökertildi.
Tarım bütün dünya için STRATEJİK ALANlardan biridir ve öyle olmaya devam edecektir.
Bütün bu anımsatmalardan sonra DÜNYACA ÜNLÜ TÜRK TÜTÜNÜ, ÇAYI, PAMUĞU, KAYISISI, FINDIĞI, ÜZÜMÜ, İNCİRİ, NARI, ARPASI, BUĞDAYI ve canlı hayvan ihracaatlarıyla besleyeni sevindiren BÜYÜK ve KÜÇÜKBAŞ HAYVANI vd. tarımsal zenginliklerimize ne oldu? Nereye gidiyor?
HAKLISINIZ! Lüks yatlara ve gemiciklere 1 Lira'ya mazot verilirken; ÇİFTÇİye 4 LİRAya satılan MAZOTa tutturmuşuz!
"Tutturmayın! Hükümetlere bakın" mı diyorsun?
Haa sahi; bütün bu işleri yapan hükümetler kimin hükümeti? Biz mi seçmiştik bunları..?
Yine mi seçeceğiz?
Malum zaman seçim zamanı!
Kemal KURTUL - Ziraat Mühendisi

Dipnot:
(1) Facebook'ta Organik Tarım Derneği sayfasında paylaşılan; çftçilere yapılan desteklerin çiftçiye satılan mazottan alınan vergiyle geri alındığını gösteren paylaşıma yapılan yorumdan.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZEHİRLENİYORUZ

 ZEHİRLENİYORUZ! FRANSA’DA 2018’DE YASAKLANAN ZEHİR: ACETAMİPRİD ÜLKEMİZDE SERBEST İnsan Sağlığı ve Çevre açısından son de verece tehlikeli olan ACETAMİPRİD etken maddeli zehir ülkemizde hemen hemen her üründe kullanılmaktadır. Ülkemizde ŞEKER PANCAR, Antepfıstığı, kiraz, armut şeftali, pamuk, elma, tütün, karpuz, şerbetçiotu, patates gibi pek çok üründe kullanılan bir neonikotinamid olan Acetamiprid, başta yaprak bitleri ve beyaz sinekler olmak üzere pek çok zararlı etmenlere karşı RUHSATLI’dır. Bu pestisid 2018’de Fransa’da yasaklanmış olmasına karşın “Duplomp Yasası”yla yeniden kullanıma izin verilmeye çalışılmış, ancak halkın büyük tepkisiyle ANAYASA KOMİSYONU düzenlemeyi iptal etmiştir. Anayasa Komisyonu bu yasayı çevre yasasına aykırılık bulmuş, “süre, uygulama yöntemleri ve etkilenecek tarım kolları” açısından yeterince çerçevelenmemiş olduğunu belirtmiştir. GELECEK NESİLLER TEHLİKEDE! ACETAMİPRİD memelilerin üremesini bozan bir pestisittir. Döllenmeden sonra yumurtayı ...

TARIMA SON DARBE

TARIM VE GIDA BAKANLIĞI YASA TASARISI Kemal KURTUL - Ziraat Mühendisi Hükümet 31 Aralık 2009 günü Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nı reorganize edecek olan "Tarım ve Gıda Bakanlığı Yasa Tasarısı"nı Parlamentoya sundu. Avrupa Birliği isteklerini yerine getirme telaşından olsa gerek çok aceleye getirilmiş, yer yer çeviri kokan tasarı; ülke tarımına son darbeyi vuracak özelliktedir. Bu tasarı yetki ve kavram kargaşası yaratacak bir yasa tasarısı durumundadır. "Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü" ve "Hayvancılık Genel Müdürlüğü" olarak iki müdürlük varken; bitki ve hayvanlarla ilgili pek çok alan "Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü"ne atfedilmiş. Yine Bitkisel ve hayvansal gıdanın kontrol ve denetiminin yanısıra Tarımsal ilaçlar ve bitki-hayvan hareketleri gibi çok farklı ve geniş alan bir araya getirilmiş durumdadır. Bü müdürlük bu yükü nasıl kaldırır? Tasarıyı hazırlayanlar düşünmemiş, bari biz düşünelim! Bakanlığın adında köy ve köyü hatırlatacak b...

SINIFIN PENCERESİ

ÜMRANİYE SİTEYOLU BİR İŞÇİ CEHENNEMİ Tekstil ve oto sanayinin yan yana olduğu bir iş alanıdır. Sanayi sitesi 1990’ların başlarında faaliyete başladı. Oto Sanayi Oto sanayisi hakkında çok fazla bir bilgimiz olmamasına karşın duyduğumuz ve gördüğümüz kadarıyla emeğin barbarca sömürüldüğü, hiçbir sosyal güvencenin olmadığı iş kazalarının sık yaşandığı yüzlerce işçinin çalıştığı bir işçi havzasıdır. Tekstil Sanayi Binlerce işçinin çalıştığı emek gaspının en vahşice yaşandığı bir sitedir. Türkiye de yaşanan çeşitli krizleri bahane ederek ( 1994 ve 2001 ) pek çok patron ya iflas gösterip işçilerin maaşlarını ve tazminatlarını ödemeden kaçıp aynı fabrikayı başka bir yerde daha ucuz iş gücü ile üretime kaldıkları yerden devam ettiler. Kalanlar ise oradan taşınıp giden fabrikaları örnek göstererek : ‘bakın bunlar iflas etti ben ise maaşlarınızı zar zor ediyorum sıfır kar ile çalışıyorum sırf sizin zor durumda kalmamanız için’ diyerek maaşlara zam yapmayıp aksine maaşları ind...